-Ve sonra..

Sonra aramıza şehirler girecek, yollar dağlar, denizler..Sesim sesine, adımlarım adımlarına karışmayacak.. Takip etmeyecek gölgelerim gölgelerini, tesadüf edemeyeceğiz belki de hiç bir zaman hiçbir yerde. Bir gün öleceğiz birbirimizden habersiz bir yerlerde. Oysa ki ne çok hayaller, düşler vardi göz göze yaşanacak.. -lehfan..

-vudd..

aşk, âh aşk.. sen ki sarmaşıksın.. hicransın.. hüzünsün.. dile getirilemeyensin.. saklanan korunansın.. genç kızların gergefindeki nakış.. kristal gençlerin yüzündeki utangaç gülümsemesin.. âh aşk, ateşmiş nesebin.. yakar da canlandırırsın. öldürür de yaşatırsın.. . sen Mecnunsun, Yunussun, sen ki Celaleddin-i Rumisin, Tahirsin, Züleyhasın.. -lehfan..

-hârdayım, gülistandayım..

bu aralar epey bir dinliyorum bu şarkıyı.. sözleri, nağmeleri ince ince işleniyor ruhuma.. bir bakıyorum gül bahçesindeyim bir de bakıyorum ki hârda.. güller, çiçekler açıp da yanar ruhum. sığamıyorum efendim, başka asır ister gönülgâhım. ait değil bu çağa biliyorum. mâbedimdir o, güller açarak yanıp bekleyen.. aramayanın bulamayacağı bir sandıkta saklamak istiyorum tüm zarif duygularımı, anlaşılmak…

-ölüme serenat

lal ediyor bizi gönlümüzün çığlıkları, ah, nasıl da kalabalıklaşıyor içimiz yalnızlığımıza inat eder gibi.. sessizce yaşıyoruz her şeyi acıyı, hüznü gömüyoruz kalbin mezarlıklarına yine olmamış, yaşamamış gibi.. alışmıyoruz aslında hiçbir şeye katlanıyoruz sadece. -lehfan..

Sevmek üzerine… — J U S T S A P I E N

Dinmeyen acıları vardır sevenlerin, sevip de ölmeyenlerin. Zamanla dağlanan, yalnızlıkla dost, gündüzle düşman, geceyle sığ hikayeleri olur, geride kalanların. Anlattıkça güzelleşen, andıkca ağırlaşan anılar gibi. Bir adamın, kadını alnından öpüşü kadar gerçek, bir kadının, adamı sevmesi kadar delice. Sevmek üzerine… — J U S T S A P I E N üzerinden

Cemil Meriç

Kopacaksın adsız ve ruhsuz kalabalıktan… Ufuksuz iştahlarıyla yavan ve kendini beğenmiş insanlardan uzaklaş!

ne zor .. yazarak anlatmaya çalışmak, sustuklarını..

şiirleşelim, türkülerden konuş bana..

alıntı..

Ölüm çocuklara da yakışır oldu, Mazlumlar coğrafyasında Deniz ağlıyor, ölüm kusuyor Saldırırken emperyalizm kahpesi İnsanlığı vuruyor … Ölü ruhlar gösterisi Çocuk bedeninde, Kadın saçlarında , Erkek gözyaşlarında Vuruyor sahile ölüm ölüm, Dalga dalga vicdanlara, Gece yarısı ölüm mangası. Gün gelir arşın arşın dağ olur , Dalga dalga kabus olur hedefi bulur, Mazlumların bağımsızlık türküsü. 28.05.2016 İstanbul…

Turgut Uyar

Bana bir şey söyle, ilkbahar gibi.. Çiçek aç mesela, veya yağ rahmet olarak içime veya gök kuşağı ol, sar ruhumu.. Bir şey söyle, Sözü aşsın, öze değsin. Bir şey söyle, yanındayım mesela..